Aktivist ve Toplumsal Markaların Büyüdüğünü Göreceğiz…

Pazarlama iletişimi çalışmalarının olmazsa olmaz araçlarından bir tanesi sosyal sorumluluk faaliyetleridir. Bahsettiğim sosyal sorumluluk kampanyaları yapmak değil çok daha ötesi. Gelin hikayeye en başından başlayalım.

1800 lü yıllarda şirketler üretim odaklıydı. Bir şirket bir ürünü üretiyor ve piyasaya sunuyordu. Tüketici piyasaya sunulan mala ihtiyacı ya da merakı ölçüsünde talepte bulunuyordu. Sonrasında sanayi devrimi, rekabet gibi unsurlarla beraber standardizasyon geldi.

Markalar artık aşağı yukarı birbirlerine benzer standartlarda ürünler üretmeye başladılar. İste tam burada rekabetten farklılaşabilmenin de yoğun etkisiyle kişiye kuruma özel hizmetler markaların hayatlarına girdi. Ürün ortalama aynı olmakla beraber pazarlama, markalaşma, müşteri sadakati gibi kavramlar ve bu kavramlaın altını doldurabilmek için yoğun  çalışmalar yapılmaya önem verildi. Şimdi artık bu da yetmiyor. Tüketici diyor ki topluma ya da çevreye zararlı bir hareket yapamazsın hatta bu da yetmez tüketici olarak senin yanında olmamı istiyorsan marka olarak taşın altına elini koyacaksın. Çevreye, küresel ısınmaya, kadın haklarına, ırk ayrımına dair bir duruşun olacak. Hatta sadece duruşun da olmayacak gerçekten tüm iradenle ve varlığınla bu işe destek olup toplumsal olaylara bir fayda sağlayacaksın. Aktivist ve Toplumsal Marka haline geleceksin. Bu ve bunun gibi marka yaklaşımlarını hali hazırda görmeye başladık. Nike Amerika’daki olaylarla ilgili ‘For once, Don’t Do It’ kampanyasını başlatırken, Adidas ezeli rakibinin kampanyasına kendi hesaplarında yer verdi.

Dondurma markası Ben & Jerry küresel ısınma, LGBT hakları, göçmenler gibi eşitsizliğe dair yoğun reklam yapan bir marka.

Aktivist markaların başında ise outdoor giyim markası Patagonia geliyor. Herkesin alışveriş yapmaya koştuğu Black Friday’de New York Times’a ‘Don’t Buy This Jacket’ (Benim ürünümü almayın) diye reklam veren marka için dünya ve çevre konusu finans, satış, satınalma, muhasebe ve IK kadar önemli bir konu. Bu açıdan çevresel aktivizmden sorumlu başkan yardımcılığı pozisyonunu bünyesinde barındırıyor.

Kendisi de bir dağcı, sörfçü ve tutkulu bir aktivist olan şirketin sahibi Yvon Chouinard çıkardığı kitaplarla da bir şirketin hem çevreci hem de nasıl başarılı olabileceğini anlatıyor.
Çevreci aktivist özellikleriyle öne çıkan Patagonia, normal ürün satışının yanında artık ikinci el olarak satılamayacak ürünlerin parçalarını birleştirerek ‘recrafted serisi’ adında yeni bir seri hazırlıyor.

Kısaca 2020 yılı artık markaların taşın altına elini koyduğu, -mış gibi sosyal sorumluluk projeleriyle değil gerçekten aktivist ruhla söylediği ile yaptığının paralel olduğunu tüketiciye kanıtladığı markalar için büyüme zamanının başlangıcı olacak.